İSPİR’İN KAPISINA SANTRAL KURDURMAYIZ
İspir sıradan bir coğrafya değildir. İspir; tarihiyle, kültürüyle, tabiatıyla ve insanıyla bir bütündür. Bu bütünlüğe dışarıdan, masa başında alınmış kararlarla müdahale edilmesine de rıza göstermeyiz.
İSPİR’İN KAPISINA SANTRAL KURDURMAYIZ
İspir sıradan bir coğrafya değildir.
İspir; tarihiyle, kültürüyle, tabiatıyla ve insanıyla bir bütündür. Bu bütünlüğe dışarıdan, masa başında alınmış kararlarla müdahale edilmesine de rıza göstermeyiz.
Bugün önümüze konulan tablo açıkça şunu göstermektedir:
İspir’in tam girişine, şehrin kalbine, adeta bir kimlik noktası olan bölgeye bir enerji projesi dayatılmaktadır.
Soruyorum:
Bir şehrin kapısına santral kurmak hangi aklın ürünüdür?
Tarihi İspir Kalesi’nin tam karşısına, Cumhuriyetimizin 100. yılına ithafen yapılmış meydanın yanına, vatandaşlarımızın nefes aldığı Şehit Cavit Uçan Parkı’nın dibine böyle bir tesisi kondurmak; sadece teknik bir hata değil, aynı zamanda tarihi, kültürel ve vicdani bir yanlıştır.
Biz enerjiye karşı değiliz.
Biz kalkınmaya karşı değiliz.
Ama biz, yanlış yerde yapılan her işe karşıyız.
Bugün ortaya konulan plan, teknik açıdan da sorgulanmaya muhtaçtır.
Barajlı sistemlerden vazgeçilip regülatörlere dönülmesi; özellikle taşkın dönemlerinde suyun enerjiye çevrilemeden savaklanması demektir. Bu da her yıl tekrar eden bir milli kayıp anlamına gelir.
Daha da önemlisi; yukarı havzada büyük hacimli bir barajın olmaması, suyun kontrolsüz akmasına neden olmakta, mansaptaki tesislerin verimini düşürmektedir. Güllübağ Barajı’nda yaşanan sediment birikimi ortadadır. Bu tablo, plansızlığın ve günü kurtaran anlayışın sonucudur.
Şimdi kalkıp bu eksik ve hatalı planlamanın bedelini İspir’in kalbine yüklemek kabul edilemez.
Bir başka husus ise yer seçimidir.
Regülatörün önerilen konumu; hem sit alanı hassasiyeti taşıyan bir bölgeye yakınlığı hem de yerleşimle iç içe olması nedeniyle açıkça sorunludur. Bu durum, sadece çevresel değil, aynı zamanda sosyal bir gerilim de doğuracaktır.
İspir’in silüeti bozulamaz.
İspir’in tarihi gölgelenemez.
İspir’in nefes alanları beton ve makine gürültüsüne teslim edilemez.
Bu mesele artık teknik bir tartışmanın ötesine geçmiştir.
Bu mesele, bir şehrin kimliğine sahip çıkma meselesidir.
Biz buradan açık ve net söylüyoruz:
İspir’in kapısına santral kurdurmayız!
Tarihin karşısına beton dikilmesine izin vermeyiz!
Halkın yaşam alanlarını projelere feda etmeyiz!
Bu bir karşı çıkış değil, bu bir duruştur.
Bu duruş; milletin sesine kulak veren, yerli ve milli bir duruştur.
Eğer bu ülkede kalkınma olacaksa; bu kalkınma, şehirleri yok sayarak değil, şehirlerle birlikte olacaktır.
Eğer enerji üretilecekse; bu üretim, insanı ve tarihi ezerek değil, onları koruyarak yapılacaktır.
Buradan yetkililere çağrımız nettir:
Bu projeyi yeniden değerlendirin.
Doğru yeri bulun.
Bilimin, mühendisliğin ve en önemlisi milletin sesini dikkate alın.
Çünkü bu şehir sahipsiz değildir.
Çünkü bu millet susmaz.
Çünkü İspir, kendi kaderine terk edilecek bir yer değildir.





0 Yorum