İspir Ayağa Kalktı! Şehrin Kapısına Beton Yığını Santral Kabul Edilemez!
İlçe girişinde, tarihi ve sosyal yaşam alanlarının kalbinde planlanan HES düzenlemesi İspir’de geniş yankı uyandırdı. Belediye Başkanı Ahmet Coşkun: “Enerji yatırımlarına karşı değiliz; ancak yer seçimi doğru yapılmalıdır.” Teknik veriler, mevcut planın hem verimlilik hem de sürdürülebilirlik açısından yeniden ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.
İSPİR AYAĞA KALKTI: ŞEHRİN KAPISINA BETON YIĞINI SANTRAL KABUL EDİLEMEZ
İspir’de planlanan hidroelektrik düzenlemesi, sadece sosyal ve kültürel etkileriyle değil, teknik boyutlarıyla da tartışma konusu oldu. İlçe merkezinin girişinde, yerleşim alanına bitişik bir noktada ve tarihi dokunun tam karşısında konumlandırılması öngörülen regülatör projesi için “yer seçimi yeniden değerlendirilmeli” çağrıları yükseliyor.
İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, konuya ilişkin yaptığı açıklamada devlet sorumluluğunu önceleyen bir yaklaşım sergiledi. Enerji yatırımlarının önemine dikkat çeken Coşkun, “Ülkemizin enerji ihtiyacı büyüktür ve bu yatırımlar kalkınmanın temel unsurlarındandır. Bizler bu tür projelere karşı değiliz. Ancak her yatırımın doğru yerde, doğru planlamayla hayata geçirilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

“MESELE KARŞI ÇIKMAK DEĞİL, DOĞRUYU BULMAK”
Planlanan projenin; tarihi İspir Kalesi’nin tam karşısında, Cumhuriyet Meydanı’nın bitişiğinde ve vatandaşların yoğun olarak kullandığı Şehit Cavit Uçan Parkı’na komşu bir alanda yer alması, tartışmaların merkezinde bulunuyor.
Uzmanlara göre bu alan; kültürel miras, şehir silüeti ve sosyal yaşam açısından hassas bir konumda. Yerleşimle iç içe bir regülatör yapısının; hem görsel etki hem de sosyal kabul açısından sorun oluşturabileceği değerlendiriliyor. Ayrıca söz konusu bölgenin sit alanı hassasiyeti taşıması nedeniyle, ilgili koruma kurulları nezdinde detaylı inceleme gerekliliği de gündeme geliyor.
TEKNİK GERÇEKLER: “PLANLAMA BÜTÜNCÜL OLMALI”
Projeye yönelik en dikkat çekici değerlendirmelerden biri teknik boyutta ortaya çıkıyor.
Mevcut havza planında barajlı sistemlerden vazgeçilerek regülatör modeline geçilmesi, özellikle feyezan (taşkın) dönemlerinde suyun önemli bir kısmının enerjiye çevrilemeden savaklanmasına neden olabilecek bir durum olarak değerlendiriliyor. Bu da her yıl tekrarlanan ekonomik kayıplar anlamına geliyor.
Uzman görüşlerine göre; memba tarafında büyük hacimli bir barajın bulunmaması, fazla suyun depolanamaması sonucunu doğuruyor. Oysa böyle bir depolama imkânı olması halinde, taşkın dönemlerinde gelen su kontrollü şekilde tutulabilir ve mansaptaki santrallere rejimli olarak bırakılarak suyun çok daha büyük kısmı enerjiye dönüştürülebilir.
Bu durum, yalnızca verimlilik değil, aynı zamanda milli kaynakların etkin kullanımı açısından da önem taşıyor.
VERİMLİLİK VE SAHA GERÇEKLERİ
İspir-2 HES’e ilişkin teknik değerlendirmelerde de önemli başlıklar öne çıkıyor. Santralin memba tarafına taşınması durumunda düşü kaybı yaşanabileceği ve bunun tesisin rantabilitesini olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor. İkisu tarafına olası bir kaydırmada ise mevcut kamulaştırma kotları (1149) dikkate alındığında daha üst kotlarda (1150 ve üzeri) bir planlama gerekliliği ortaya çıkıyor.
Bununla birlikte, söz konusu alanın jeolojik uygunluğunun detaylı mühendislik çalışmalarıyla ortaya konulması gerektiği de vurgulanıyor. Bu durum, projenin yalnızca enerji üretimi değil; zemin güvenliği ve inşaat mühendisliği açısından da titizlikle ele alınmasını zorunlu kılıyor.
Öte yandan Güllübağ Barajı’nda gözlemlenen sediment birikimi, mevcut tesislerin ekonomik ömrünü azaltan önemli bir unsur olarak dikkat çekiyor. Göl hacminin küçük olması nedeniyle her yıl biriken sediment, barajın kapasitesini düşürmekte ve uzun vadede ciddi verim kayıplarına yol açmaktadır.

“HEM ENERJİ HEM KORUMA MÜMKÜN”
Başkan Coşkun, açıklamasının devamında dengeli bir yaklaşım ortaya koyarak şu ifadeleri kullandı:
“Enerji yatırımları elbette gereklidir. Ancak bu yatırımlar planlanırken çevresel, sosyal ve kültürel dengelerin korunması esastır. Daha uygun bir yer seçimiyle hem enerji üretimi sağlanabilir hem de İspir’in tarihi ve doğal değerleri muhafaza edilebilir. Bizim yaklaşımımız yapıcıdır; doğru planlama ile herkesin kazanacağı bir çözüm mümkündür.”
ORTAK TALEP: DOĞRU YER, DOĞRU PLANLAMA
İspir’de oluşan genel kanaat; projeye karşı çıkmak değil, mevcut yer seçiminin yeniden değerlendirilmesi yönünde.
Teknik veriler, saha gerçekleri ve sosyal hassasiyetler birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan tablo net:
İspir yatırım ister…
Ama doğru yerde.
Doğru planlamayla.
Ve şehrin kimliğini koruyarak.





Benzer Haberler
İspir Ayağa Kalktı! Şehrin Kapısına Beton Yığını Santral Kabul Edilemez!
Koca, "Koca" Yalanlar
Türkiye SİHA ile İspir İHA ile Uğraşıyor!
Uzundere’ye Sıcak Asfalt, Devedağı’na Adi Beton
İspir’de Heyelan Bölgesinde Çalışmalar Başlıyor
Bir Mahalleye Hizmet Gidiyor, Diğeri İsyan Ediyor
16 Aile Temelli Olarak İspir’e Taşındı
Biz Erzurum’un üvey evladı mıyız? I İspir, Erzurum’a Bağlı Değil mi?